Klinik Psikolog Kevser Baysal • 11 Ocak 2021 • 3 dakikada okunabilir

Takıntılarla Yaşamak (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

     Günlük yaşam içerisinde bazı konulara dair kaygı, evham veya takıntılara sahip olunabilir. Bazı bireyler yaşam içinde olan konulara müdahale etmeyerek yaşamını olumsuz etkilemesine izin vermeden çözümlerken bazı bireyler ise daha kontrolcü, tekrarlayan davranışlarla birlikte olumsuz duygu ve düşüncelere kapılabilir. Bu baş edilemeyen duygu ve düşüncelerin her ne kadar doğru olmadığı kişi tarafından bilinse de takıntılı düşünceler halinde devam edebilir. 

Takıntılarla Yaşamak

       Günlük hayatta zihnimizde istemsizce rahatsız edici duygu, düşünce ve hayaller olabilir. Yaşam içerisinde Obsesyon ve kompulsiyonlar birçok alanda görülebilir. Bu rahatsız edici düşünceye ise, evden çıkmış olan kişinin ocağı kapattım mı düşüncesini tekrarlaması örnek verilebilir. Bu bir obsesyondur. İstemsiz gelen düşüncedir. Rahatsız edicidir. Bunu kişi bastırmaya çalışır tıpkı su üstünde ki topu bastırmaya çalışması gibi. İstenmeyen düşünceleri su üstündeki toplara benzetebiliriz. Su üstünde ki topu ne sıklıkla veya hangi kuvvet ile su altına bastırmaya çalışsak da güç ile birlikte doğru orantılı şekilde daha şiddetli halde su üzerine çıkacaktır. İstenmeyen düşünceler hayallerle uğraşılması sonucunda veya o topun tekrardan su üstüne çıkması sonucunda rahatsız olunup top ortadan kaldırmak istenecektir ve topun su üstünden kaldırıldığına ikna olmayacaktır. Bu tıpkı ocağı kapattım mı düşüncesine sahip olan bireyin güvence arayışı içerisine girip ocağı kontrol etmesini tekrarlaması gibi. Burada davranış söz konusudur. Bu güvence arama davranışının adı ise kompulsiyondur. Burada yapılan kompulsiyon sıkıntıyı azaltmak içindir. Obsesif Kompulsif iki belirtiden ortaya çıkar. Tekrar tekrar akla gelen istek., hayal ve düşünceler diğeri ise uzun sürelerle tekrarla kendini yapmaktan alıkoyamama davranışıdır. 
 
Bu sürecin ne kadar yorucu olduğunu anlamak zor değildir. Bir süreç döngü halindedir. Önemli olan sorunu nasıl ele aldığınız ve anlamlandırdığınızdır. Şöyle ki,’’ Bu düşünceler istemsizce aklıma geliyor. Bu düşünceler nasıl diğer bireylerin aklına geliyorsa benim aklıma da o şekilde geliyor. Normal ve bu durumu herkes yaşar. Aklıma gelen düşüncelere engel olamıyorum, bu benim elimde değil, bunu kabul edip düşünce akışıma izin vermem gerek. Obsesyonlara bundan sonra müdahale etmeyebilirim. ‘’ Bu bir kabullenmedir. Bu kabullenme sıkıntıyı azaltır ve obsesyonlarla uğraşmayı erteler.  
 
 Obsesif Kompulsif Bozukluk kendi başına geçmez. Gün geçtikçe hafiften ortaya ortadan ağır evrelere geçebilir. Bir an önce müdahale edilmesinde fayda vardır. Danışana göre tedavi süreci belirlenir. Bazı durumlarda bilişsel davranışçı terapi bazı durumlarda ise ilaç ile terapi süreci birlikte yürütülür.


Not : Bu içerik yalnızca bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır ve terapi sürecinin yerini kesinlikle tutmaz. Psikolojik durumunuzu yönetme süreciniz yorucu ve zor geçiyor ise lütfen profesyonel yardım almayı hedefleyin.